15 Ağustos 2016 Pazartesi

Gezdim Tozdum Yazdım

Merhaba :)
Uzunca bir tatil tembelliğinden sonra herkese selamlar!
Tatilden döneli 2-3 hafta olmasına rağmen misafirlerim ve evdeki dekorasyon işlerim yüzünden bir türlü bloguma dönemedim ancak artık bol bol yazacağım. Bu yazımda da sizlere bir aylık tatil sürecimde gittiğim yerlerden kısaca bahsetmek istedim. Umarım keyifle okursunuz :)


Babamın gülleri

Ankara'dan epey bir bıkmışken sonunda kendimizi güneye atabildik bu yaz. Geçen yaz ev taşıma işlerimiz yüzünden tatile çıkamamıştık, bu yaz acısını çıkardık.

Aslında planımız direkt olarak Fethiye'ye gitmekti fakat biraz değişiklik yapıp köy ziyaretini de araya sıkıştırdık. İlk durağımız Burdur'un Ağlasun ilçesi oldu. Burası benim 6 yaşına kadar babannemle birlikte yaşadığım ilçe. Babannem hala orada yaşıyor ve babamın bağları bahçeleri de kendisi Köyceğiz'de oturmasına rağmen orada. Bu yüzden arada sırada bahçe ekim-dikim işlerini yapmak için Ağlasun'a gidiyor. Biz yola çıktığımız sırada hem babamın hem de babannemin orada olmasından dolayı önce onları ziyaret edelim, büyüklerimizle hasret giderelim dedik.

Babannemin kedilerinden yalnızca biri :D


Zaten yaz sıcağında yayla bir harika. Akşamları omzunuza bir hırka atmadan duramıyorsunuz. Antalya'dan filan kaçıp kaçıp Ağlasun'a geliyorlar nefes alabilmek için :)

Ağlasun



Yolunuz düşerse diye Ağlasun ile ilgili bazı notlar vereyim size; Ağlasun çok eskiden köyden farksız fakat nüfusu itibariyle kasaba olan bir yermiş. Daha sonra yıllar içinde gelişip büyümüş ve 1958'de ilçe haline gelmiş. Bunun en büyük sebeplerinden biri barındırdığı turistik değerler. Yıllardır yapılan ve halen devam eden kazılar sonucunda Antik Yunan'da Pisidya'nın başkenti olan Sagalassos şehri büyük ölçüde gün yüzüne çıkarıldı. Sagalassos'u ben birçok kez gezdiysem de elimde şu an sizlere gösterebileceğim fotoğraf yok, çünkü ne zaman gitsem fotoğraf çekmenin uygun olmadığı saatlere denk geldim. Bu yüzden bu güzel kenti sizlere gösteremiyorum. Umarım başka bir yazımın konusu da bu olur.
Sagalassos kazıları Ağlasun'un ekonomisine ve halkına çok şey kattı. Hatta geçtiğimiz yıllarda oraya bir yüksek okul bile açıldı, öğrenciler arttıkça minik ama sevimli bir ilçe oldu orası.

Bahçemiz



Burada 2 gün kaldık, babamın bahçelerini gezip serinledik. Babannem bize o çok özlediğim sac kavurmasından yaptı odun ateşinde.

Bahçede kavurma keyfi :D


Açık havada, yazın bunaltıcı serinliğinden uzakta bu keyif bizlere çok iyi geldi.

Bahçemiz



Bahçemiz

Üzerine de semaver çayı içmekten geri kalmadık tabi :)

2 günün sonunda hep birlikte Köyceğiz'e gittik, babamın evinde de 4-5 gün konakladık.

Köyceğiz'de çok beğendiğim bir ev kapısı


Köyceğiz'in plajlarına gidip deniz keyfi yapıp iyice tatil havasına girdikten sonra Fethiye'ye gitmeden bir gün önce Datça'yı gezmeye karar verdik. Datça yolu da öyle hafife alınacak bir yol değil, git git bitmiyor. Köyceğiz'den çıktık 4 saat sonra Palamutbükü plajına varabildik.

Palamutbükü Plajı/Datça


O plajı görünce 4 saaatlik yola değdini düşündüm. Bir Fethiye'li olarak Ölüdeniz'de bile bu kadar turkuaz, bu kadar berrak, içilesi bir su görmedim ben. Gerçekten harikaydı ve doğası iyi korunmuş, temiz tutulmuş bir denizdi. Tabi yol boyu gelirken çeşitli sebeplerle yanan güzelim Datça ormanları bizi çok üzdü. Ama doğa yavaş yavaş kendini toparlıyor, minik çam fidanları yetiştirmeye çalışıyordu. Neyse, plaja dönelim.

Datça burnu


Oraya Köyceğiz'deki akrabalarımız ile gittik, sağolsunlar bize plajda nasıl sefa sürülür gösterdiler :) Kendimizi açık büfeli otelde gibi hissetmemizi sağlayan bir misafirperverlikle harika bir piknik yaptık. Tüm günümüz Palamutbükü'nde sadece yiyip içip yüzmekle geçti. Bu yüzden ekstra kilo veremedik :D

Datça


Ben bir ara Datça'nın pazarını gezmeye gittim, alışveriş yapmadan duramadım. Eşe dosta birkaç hediyelik buldum.

Datça/Knidos


Hava o kadar sıcaktı ki istediğim gibi gönlümce fotoğraf çekemedim, gölgeden çıktığım an pişmiş tavuğa dönüyordum:D

Datça'dan dönüşte oranın antik bölgelerinden biri olan Knidos'a gittik.

Knidos Tarihçesi


Antik kentin yeri harikaydı, denize neredeyse paralel uzanan, gün ışığına çıkarılmış tarihi eserler görülmeye değerdi.
Biz gittiğimizde saat akşam 5 i geçtiği için Kültür Bakanlığı'nın kararınca ören yerine giriş kapanmıştı, anca birkaç fotoğraf çekebildim sizler için.

Knidos


Knidos

Knidos

Çok meşhur Afrodit Tapınağı'nı, Apollon Tapınağı'nı ve mevsimler ile zamanı gösteren Güneş Saati'ni göremedik bu yüzden, ah yanarım ona yanarım. Belki başka zaman.

Neredeyse bütün antik dönem ören yerlerinde olduğu gibi Knidos'un da bir tiyatrosu vardı. Ören yerinin girişinde olduğu için neyse ki onu fotoğraflayabildim.

Knidos/Küçük Tiyatro



Datça'nın Dalacak burnuna yolunuz düşerse Knidos'u gezmeden gitmeyin derim. Giriş ücreti 5 tl gibi bir şeymiş, kapanış saatini göz önünde bulundurarak giderseniz bütün ören yerini gezebilirsiniz. 

Datça



Bu arada Kültür Bakanlığı'nın bu uygulamasını çok saçma buldum, elbet bir sebebi vardır ancak zaten Ankara'nın sabah 8 akşam 5 olayından bıkmışız, güneydeki bir antik gezi alanında bile bu memuriyet kavramına toslamak beni şaşırttı. Zira yazın güneş 9 da ancak batıyor, insan istiyor ki akşam serinliğinde böyle yerleri doyasıyla gezip tozsun. Cayır cayır yanan sıcakta gezecek değiliz ya, akşam 5 te kapanış nedir :D :D Neyse, deveye sormuşlar 'boynun neden eğri' diye, o da 'nerem doğru ki' demiş. Aynı mantıkla sorgulamamayı öğrendim bazı şeyleri.



Datça


Datça'daki bu güzel günün ardından babamın evinde son gecemizi geçirdik ve benim için asıl tatilin başladığı yere Fethiye'ye geldik :)

Benim çocukluğum, öğrenim hayatım, arkadaşlarım her şey burada olduğu için yazlarımı en çok burada geçirmekten zevk alıyorum. Nişanlım da bu sayede ilk kez Fethiye'yi görmüş oldu, değişiklik ona da iyi geldi. Yılın 9 ayı 'oğlum sus, kızım yapma, Ali tahtaya Veli sınava' demekten bıkmıştı zavallım, benden çok o hak etti aslında tatili. 

Fethiye merkezde bir park



Fethiye'de aslında bir otelde kalacaktık ve ortalama bir hafta geçirecektik fakat çok yakın bir dostum işinden izin alabildi ve bizi evine davet etti. Bu sayede yapacağımız masraf azalınca tatil süresi iki katına çıktı. Doya doya hep birlikte yüzdük, eğlendik, pikniklere gittik. Neredeyse her gün Ölüdeniz'deydik.

Ölüdeniz/Blue Lagoon


Meşhur Kumburnu (Lagün) bu yıl daha bir güzel geldi gözüme. Demek ki özleyince her şeyin değeri katlanıyor :)

Ölüdeniz/Blue Lagoon


Tepemizde yamaç paraşütü yapanlar, Babadağ'ın eteğindeki caanım Ölüdeniz'in turkuaz manzarası ile buluşunca insan kendini Maldivlerde gibi hissediyor. 

daşına denizine gurban :D


Yüzmenin dışında bu yaz yeni bir şey yapmadım. Olaylı ve gergin kışın ardından sakin ve huzurlu geçirmek istedim tatilimi.




Bol bol deniz kıyısında vakit geçirip arkadaşlarımla akşam sohbetleri ettim.




Ölüdeniz/Blue Lagoon
bunu yapmasam ölürdüm :D

Fethiye'nin içinde kordonda gezindik, park ve bahçelerde serinledik, kafelerde oturduk. Belki ilerleyen yıllarda cesaret edebilirsem yamaç paraşütünü deneyebilirim, değişiklik olur.

Fethiye / Merkez



Fethiye merkez / Özgecan Anıtları

Bu yıl en büyük işim nişanlıma yüzmeyi öğretmek oldu çünkü klasik bir Ankara'lı olarak su fobisi ve yüzmeye yönelik ekstra bir beceriksizliği var :D :D Şaka bir yana Ankaralıların hepsi bizimki gibi değil tabii ki:)
Tatilimizin son günlerinde hepimizin tüylerini diken diken eden şu darbe girişimi meydana geldi ve dönüş tarihimizi olaylar yatışana kadar ertelememiz gerekti. O geceyi hiç unutamıyorum. Fethiye'de sabaha kadar ATM kuyruklarında paralarını çekmeye çalışanlar, normalde sabaha kadar açık olan fırınlarda dolu dolu ekmek olurken iki saat içinde koca şehirde ekmeğin tükenmesi, patlayan konserve satışları... Bunlar sadece geceden sabaha kadar yaşananlardı, Ankara'daki insanları düşünemiyorum, işin travmatik ve korkunç olan diğer noktalarına değinmek dahi istemiyorum. 



Fethiye tatili elbet bitecekti ve hiç de iple çekmediğim o gün geldi. Ortalık biraz yatıştıktan ve neyin ne olduğu yavaş yavaş su yüzüne çıkmaya başladıktan sonra OHAL yüzünden sokağa çıkma yasağı filan gelir de evimize dönemeyiz diye korkumuzdan biletlerimizi ilk fırsatta aldık ve Ankara'ya dönüş yolculuğumuz başladı. 
Yolculuk boyunca geçirdiğim güzel tatilin pozitif etkileriyle değil de korkunç olayların yaşanmakta olduğu başkent Ankara'ya dönmek zorunda olmanın negatifliği ile geçirdim saatlerimi. Yine de ertesi sabah buraya ayak bastığımda o sıkıntılı halim geçti ve evimi, kızımı, çiçeklerimi ne kadar özlediğimi farkettim. 
Kızıma ben yokken annem bakmıştı bir kaç kez. Zaten maması ve suyu eksik olmayınca kendisi evde kalabiliyor. Bir de televizyon açmıştım giderken evde ses olsun diye, geldiğimiz sabah bizi tv karşısındaki koltukta uyuklarken karşıladı. O kadar özlemiş ki sonraki 1 hafta boyunca geceleri ağzımızın içinde uyudu :D


Fındık kurdum <3


İşte böyle. Aslında olağan dışı bir şey yok benim tatilimde, gündem hariç. Biraz sohbet havasında bir yazı olsun istedim, biraz da gezdiğim 2-3 yeri sizlerle paylaşayım dedim.




Siz neler yaptınız? Tatile çıkanların tatili nasıl geçti? Bu arada yolunuz Burdur/Ağlasun'a düşerse babannemin kütüphane gibi bir hale çevirdiği evini görmeden, onun 'babanne kurabiyesinden' yemeden gitmeyin. Ağlasun'da kime sorsanız 'emekli hocaanım' diye herkes gösterir, evi merkezde zaten :) Hatta hava güzelse size Sagalassos'u bile gezdirir :)
Sevgiler
Evrim

38 yorum:

  1. Ahh canım ne güzel başlayan bir tatil dönüşü ne kadar korkunç olmuşsa da değmiş be güzelim.
    Ben daha tatil yapamadım evde halime şükrettim durdum, kitaokudum okudum hala da okuyorum. Belki haftaya ben de bir yerlere kaçarım. Tek huzurumuz bozulmasın

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. doyasıya kitap okumak da çok özlediğim bir tatil biçimi, bence ne güzel yapmışsınız :) kaçabilirseniz değişiklik olur olmazsa da dediğiniz gibi halimize şükür, neler atlatıyoruz böyle inanamıyorum.. çok sevgiler :) <3

      Sil
  2. Evrimcim tekrar hoşgeldin. Neler yapmışsın böyle? Tatil yorgunluğunu atamamanı yazıdan sonra çok iyi anladım. Şimdiii resimler muhteşem, Allah'tan sıcakmışta daha fazla resim çekip, bizi kıskandırmamış dedim okurken içimden. O bahçenin güzelliğimi, kavurma keyfiniz mi (acıktım bu saatte), Datça mı deniz mi, suyun berraklığı mı hangi birini diyeyim hepsine bayıldım. Neyse güzelce dinlenip geldin artık sıra bizde, bizde bloggerlar toplaşıp tatile çıkıcaz biz yokken de sen yaz artık bizim yerimize :)) şaka bir yana ben aynen iş güç, blog takılmaca gidiyorum. Tatil falan yok bayrama kısmetse. Bu anlattıkların ve resimlerin hayaliyle rahat uyurum bu gece azıcıkta hayal kurarım. Ha unutmadan yazını bitirirken babaannen ile ilgili yazdıklarına bayıldım. Yolum düşerse mutlaka gideceğim :)) kocaman sevgiler ve öpücükler :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. haha valla atamadım bir türlü :D :D çok teşekkür ederim beğenmen, okuman beni çok mutlu etti :) valla acilen dönmem lazım bloguma çok haklısın artık tembellik yok :) umarım bayramda nefes alabilirsin biraz, resimlerim ilham olsun :) giderseniz mutlaka uğrayın, çok teşekkür ederim tekrardan güzel yorumların için <3 <3 <3

      Sil
  3. Ayy yeni keşfettim seni :) Ne güzel gezmişsin ya Ankaradan sonra ilaç gibi gelmiştir eminim :) Çok güzel pozlar yakalamışsın ba yıl dım ! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kesinlikle öyle oldu, çok iyi geldi, beğenmene sevindim canım, çok çok teşekkür ederim <3

      Sil
  4. Hoş geldin Evrim. Burdur'a yolumuz düşer bir gün umarım. Çok güzel bir yazıyla geri dönmüşsün, bayılarak okudum. Kalemine sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canım hoşbulduk, inşallah düşer :) çok teşekkür ederim okuduğun için, mutlu oldum beğenmene :) <3

      Sil
  5. Evrim, çok sevindim seni göremediğim zamanlarda tatile gitmiş olmana canım.İnşallah epeyce senin moralini yüksek tutmanda etkisi sürer.O huzursuz olay günü biz Milas'a bağlı bir köye yakın sitedeydik.O geceyi ne düşüneceğimizi şaşırdığımızı hala unutamıyorum.Kabus gibi günlerdi.Halk olarak çok yıprandık.İnşallah bir denge kurulur da huzur buluruz.
    Resimler bir harika.Ben de yirmi yaşıma kadar deniz görmedim sayılır.Yüzmeyi de bilmiyorum ve öğretemediler hala :)) Çok güzel bir anlatımdı Evrim.Bu arada sevgili babaannenin kedisi aynı bizim Ponçik tekirimiz.Çok tatlı senin minnoşun da.Onlar dünya tatlısı.Sevmeyenleri anlamam imkansız.Sevgilerimle Duygun kızım :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ece ablam beğenmen beni çok mutlu etti bir kez daha :) okuduğun için kocaman teşekkürler :) ben de kedi sevmeyeni anlamıyorum, uzaktan dahi sevilmez mi bunlar =)
      deniz, yüzme bilmeyen için hassas bir konu, belli bir yaştan sonra da öğrenmek zor olsa da imkansız değil :) siz yine de umudunuzu yitirmeyin :)
      bu kedinin adı da Tekir :D çok yaratıcı değil mi :D :D :D
      Çok sevgiler <3 <3 <3

      Sil
  6. Bol yazı, bolca da resim. Çok güzel bir tatil yazısı olmuş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim, beğenmene çok sevindim :))

      Sil
  7. Ne güzel gezmişsin evrim doya doya 😊. Tatil yapamayan ve bu sene tatil yapamayacak biri olarak o güzelim fotoğraflara bayıldım. Babaanne kurabiyesi haa ne de güzel olur. Keşke yolumuz düşse de yiyebilsek. Söylemeden edemeyeceğim o kapıya da ayrıca bayıldım. Nasıl güzel bir kapı öyle o. Sevgiyle kal..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gezdim vallahi yalan yok :D :D o kapıyı her gittiğimde melül melül izliyorum, gerçekten harika bir sanat :)
      umarım size de nasip olur bir gün babanne kurabiyesi yemek ağlasun'da :) çok sevgiler <3

      Sil
  8. ne kadar güzel gezmişsinnnn harikaaa :)

    YanıtlaSil
  9. Tatilinizi o kadar güzel anlatmışsınız ki! Fotoğraflar gifler harikaydı :) özellikle de daşına denizine gurban'a bayıldım! :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yaa :) çok teşekkür ederim, gifleri sırf bu yazı için çektim desem yeridir :) valla memleket hasretiyle yanıp tuutşuyorum, ankarada yaşayan fethiyeli olmak, alamancı türk olmak gibi bir şeymiş :D :D:D çok sevgiler <3

      Sil
  10. çok güzel bir tatil olmuş deniz harika görünüyor :-))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. deniz gerçekten muhteşemdi :) çok teşekkür ederim sevgili Audrey <3 <3

      Sil
  11. Fotoğraflar yazı ile birleşince tatil yapmış gibi hissettim kendimi :)) Harika bir tatil yazısı olmuş. Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ne mutlu bana öyle bir etkisi olmuşsa :)) canım çok teşekkür ederim okuduğun için, sevgiler <3

      Sil
  12. Ne güzel yerler şehirden uzak doğanın içinde.Eşim askerliğini Ölüdenizde yapmış hep oraların çok güzel olduğunu söyler.Fotoğraflar da süper özellikle yakın çekim kelebeğe bayıldım.Ben de takibe aldım artık bol bol yorumlaşırız..Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yaaa! demek ateş güneşin alnında nöbet tuttuğunu gördüğümüz askerlerden biri de eşinizdi geçmişte!! :D hep derdim burda askerlik yapmak iyi mi kötü mü bilemiyorum diye :D :D
      hoşgeldiniz bloguma, bundan sonra dediğiniz gibi uğrarım sık sık size de :) çok teşekkür ederim okuyup beğendiğiniz için, sevgiler <3

      Sil
  13. Hoşgeldin Evrim❤️
    Knidos benim en çok görmek istediğim yerlerden.. Ve Fethiyeyi, Kelebekler Vadisini de çok merak ediyorum. Fotoğraflar harika! Kötü günler yaşadık, bizim de korku dolu anılarımız oldu o geceden kalma. Umarım ki son olur ve huzur bulabiliriz. Minnoş kızı öp benim için❤️❤️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canımmm hoşbuldumm <3
      kelebekler vadisi de mutlaka görülmeli evet, umarım hepsini tek tek gezme şansın olur <3
      benim de en büyük dileğim böyle korkunç günler görmemek bir daha.. minnoşu öptüm burnundan =) okuduğun için çok teşekkür ederim kuzum, sevgiler <3

      Sil
  14. Giflere bayıldım canım. Fotoğraflar da harika. Özene özene okudum yazını. Bence köy ziyaretini iyi ki yapmışsınız. Ne güzel değişiklik olmuş. Sonra da üstüne mis gibi deniz. Ohhh :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. okuyan gözlerine sağlık kuzum, çok teşekkür ederim, sizlerin beğenmesi beni mutlu ediyor :)
      güzel bir tatil oldu cidden adım adım çeşit çeşit :) darısı başınıza, kocaman öptüm <3

      Sil
  15. kavurmadan bi tabak alayımmm😌😌

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. beş tabak al bebeğimmm :) gel beraber olsun <3

      Sil
  16. Evrimm hoşgeldin özlettin kendini :)) Ne kadar güzel gezmişsin hep, bir tek tatilinizin son günlerine olayların denk gelmesi kötü olmuş.. Ağlasun'u merak ettim çok güzel gözüküyor 😊 Odun ateşinde saç kavurma güzel olmuştur :) Fotoğraflar şahane bu arada öpüyorum seni ^.^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canım hoşbuldumm, ay böyle özlenmek ne de güzelmiş yahu :)) beğenmene çok sevindim canım, umarım görme şansın olur istediğin yerleri :) kocaman sevgiler <3

      Sil
  17. Canım ne kadar güzel bi tatil olmuş kıskandım valla <3 Özledik seni artık yazmaya devam et :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canım darısı başına, daha güzelini yap inşallah :) ben de sizleri çok özledim, burdayım artık :) çok sevgi <3

      Sil
  18. Yahu ne kadar güzel yerler. Ben bayılırım böyle tarihi yerlere. Ne de güzel anlatmışsınız gezdiğiniz yerleri. Adeta okuyan da sizinle birlikte geziyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. okuyup beğendiyseniz ben teşekkür ederim, ne mutlu bana :) madem seviyorsunuz, eğer ege kıyılarına gidersneiz burayı unutmayın =) gerçekten ne güzellikler var memlekette ama biz daha gezemeden elin adamları gelip keşfediyor :D :D
      sevgiler

      Sil
  19. Benim aklım en çok saç kavurma ve semaverdeki çay da kaldı :) Bende istiyorum :D Çok güzel bir yazı olmuş :) Yazarken yaşatmışsın resmen. Ellerine sağlık :) Umarım seneye artık nişanlında senden önce denize girmek için can atıyor olur ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canım benim çok teşekkür ederim, gel misafirimiz ol, beraber olsun hepsi =)
      seneye kalmadan bu bayram tatilinde onun yüzme işini kökten halledicem artık :D seneye şişme simit taşıyamam her gün her gün :D :D
      sevgiler canım <3

      Sil

yorumlarınız benim için değerlidir...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...