7 Ekim 2016 Cuma

Dil Tarih'te Sonbahar

Herkese yeniden merhaba!
Bugun güne erken başlamış olsam da kendimi hiç uykusuz, uyuşuk hissetmiyorum :D Ki benim için bu çok enteresan bir durum. Sebebi öğleye doğru okuldan ayrılırken gözüme takılan güzellikler...



Eylül ayı çoğu insan için hüzün demek olsa da benim için doğanın kış uykusuna hazırlanışını temsil ediyor. Sararıp dökülen yapraklar, çıplak kalan ağaçlar filan sanki hep doğanın kışın yatacağı güzellik uykusuna hazırlık gibi, sonrasında yeniden yeşerebilmek için güç toplayıp yenilenme, dinlenme süreci...

Gelelim bunca yıldır okuduğum okulda hiç gitmediğim, orada olduğunu bildiğim halde uğramadığım köşeleri nitekim bugün idrak etmeme. Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi 3 farklı binadan oluşuyor fakat benim en sevdiğim orijinal, Cumhuriyet Dönemi'nden kalma tarihi ana bina. Her ne kadar yabancı diller bölümü orada olmasa da o binanın içinden geçerek her gün okula girmek ayrı bir duygu.



Bu tarihi ana binanın dış duvarlarını yeşilin en güçlü tonlarındaki sarmaşıklar sarıyor. Hem de öyle güzel ki, şehrin ortasında kalmış eski bir kale gibi, insana yaşadığı yüzyılı unutturup sanki ortaçağdan kalma taş bir yapıtmış izlenimi veriyor. Neden bilmiyorum taş binaları saran sarmaşıklar arasında kendimi hep huzurlu ve güvende hissetmişimdir. O hafif nemli, serin yeşilin kokusunu çok dinginlik verici bulurum.



Bugün de ilk defa okulu 'ders verilen yer' olması dışında, farklı bir gözle görebildim, çünkü adım atar atmaz kendimi ait hissettiğim bu köşenin farkına varabildim. Burada, dökülen yaprakların çarşaf olduğu pofidik çimenlere oturup kahve içerken kitap okumanın ne kadar keyifli olacağını düşündüm. Çünkü 3 binanın açıldığı ortak bahçe olan 'ortabahçe'de zaman geçirmekten pek keyif aldığım söylenemez. Sigara içenler, bitmek bilmeyen saçma muhabbetler, tuhaf insanlar... Tabii iki elimin parmaklarını geçmeyen kıymetli arkadaşlarımla her yer güzel orası ayrı :)



Her neyse bugün tam okuldan çıkarken bu bahsettiğim hayal köşesinde birbirinden tatlı birkaç köpeciğin mutlulukla koşturduklarını görünce çok şaşırdım. Çünkü fakültede çok sayıda kedi var ama hiç köpek görmemiştim. 



Anne ve dört yavrusu sararan yaprakların üzerinde boğuşuyorlar, oyunlar oynuyorlardı. Ben biraz yaklaşınca durdular, anneler yavrularını arkasına aldı ve bana baktı. Hiç agresif olmayan ama ihtiyatlı bir şekilde havayı kokladı. Sanırım çok fazla insanla haşır neşir olmadıklarından dolayı niyetimi anlamaya, yavrularını korumaya çalıştı.



Sonra usulca eğildim, anneyle aynı hizaya gelince elimi uzattım. Kokladı ve şlap diye diliyle bir selam verdi :D Sonrasında biraz daha yaklaşıp yavruların fotoğraflarını çekmeme izin verdi ama yavrular da dikkatli olmayı öğrenmişler, pek sevdirmediler. Zaten oyun havasında olduklarından koşturup durdular, toplu bir resim alamadım. 





Her bir yavrunun yüzü sanki farklı bir şeyler anlatırcasına anlamlı bakışlara sahipti. Anneleri de çok tatlıydı, yavruları da... Bir köpeğimin olmasını ne kadar çok istediğimi tekrar anladım o an. Onunla uyuyup uyanmanın, birlikte battaniyeye sarılıp uzanmanın, eve geldiğimizde bizi karşılamasının, uzun yürüyüşlerde birbirimize eşlik etmenin ne kadar eşsiz bir duygu olduğunu hayal ettim. Bu çivisi çıkmış dünyada aslında daha fazla insana değil de daha fazla hayvana ihtiyaç duyduğumu anladım. 



Yaklaşık bir saate yakın bir süre oturup onları izledim, birkaç fotoğraf çektim. Pazartesi günü yanımda gelirken köpek mamalarından getireceğim. Okulun yemekhanesinde etli-kemikli bir şeyler yersem de kendiminkini ve toplayabildiğim kadarını bu bebelere getirme kararı aldım.



Zaten girişteki güvenlikçilerle konuştuğumda onlar da bu aileye göz kulak olduklarını, su ve yemek verdiklerini, kampüs dışına atmak gibi bir niyetleri olmadığını söylediler, bir 'oh' çektim. Umarım aksi bir durum söz konusu olmaz, en azından yavrular büyüyene, kış bitene kadar. 



Bence dünya hayvanlarla daha güzel. Neresi olursa olsun, ne kadar makineleşmiş ya da betonlaşmış olsak da içimizde bir yerlerde doğanın bize sunduğu her türlü güzelliğin hasretini hepimizin çektiğine eminim.



Bizim fakültemizin de kocaman bir kampüsü yok belki ama tarihin izlerini duvarlarında taşıyan, birbirinden değerli öğretmenleri olan ve hayal köşesine sahip, sevdiğim insanı tanıdığım bir fakülte, o yüzden kendimi şanslı hissettim, birden okulumu daha çok sevmeye başladım:)




Bu da böyle bir sohbet yazısı olsun dedim, günümü sizlerle de paylaşmak, bu şirinleri göstermek istedim. Umarım sizin de gününüz güzel geçiyordur.
Sevgiler
Evrim

44 yorum:

  1. Ne güzel duygu ve izlenimler! Ne güzel aktarmışsın! Paylaştığın için teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kocaman sevgicikler! beğenmen beni çok mutlu etti, vakit ayırdığın için çok teşekkür ederim <3 <3

      Sil
  2. bi gün önünde otobüs beklerken fark ettim dil tarihi. aslında hep ordaydı ama önümüze bakarken arkadakini görmüyoruz. o gün otobüs gelene kadar bahçeye binaya baktım. kim bilir kimler gelip geçti buralardan ve ne olaylar yaşandı diye düşünmüştüm

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ya işte aynen öyle Umutcum. insan önünden geçiyor ama görmüyor, görse de idrak edemiyor ardındakini. bu çoğu şey için geçerli aslında. ben de hayıflandım niye bu kadar geç gördüm bu okulun güzel yanlarnı diye. hep ıkına sıkına gitmekten, öfleyip pöflemekten kötü yanlarını yazmışım aklıma. halbuki ne isimler geçti bu basamaklardan, ne kavgalar verildi, veriliyor bu okulda... ODTU kadar olmasa da anlamı ve tarihe katkısı çok büyük dil tarihin.. sevgiler, güzel yorumların için teşekkürler =)

      Sil
    2. ODTÜ Türkiye için elbette bir efsanedir ama DTCF, Mustafa Kemal Atatürk'ün adını koyarak çağdaş Cumhuriyet için özel görevlerle donattığı, çok önemli bir bilim yuvasıdır. Yani tarihsel olarak bu yuva da 1936'dan gelen bir efsanedir. Binanın mimarisi de öyle...
      Hitler Almanyasından kaçan çok değerli bilim insanları bu fakültede, Cumhuriyetin çok değerli bilimcilerini ve eğitim insanlarını yetiştirmiştiler.

      Sil
    3. kesinlikle! Bu arada Hitlerden kaçanlar kısmını bilmiyordum.. vay be..

      Sil
  3. Ne kadar güzel bir yer, huzur verici...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. değil mi canım =) sanki bir okul bahçesi değil de gizli bahçeden bir kısım gibi =) sevgiler güzelim <3

      Sil
  4. Ne kadar da güzel fotoğraflar çekmişsin, gerçekten de sonbahar kendini artık her yerde gösteriyor :) Gözüm gönlüm açıldı ya :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ay çok sevindim beğenmenize inanın, sonbaharın hüzün dışında da bir güzelliği olduğunu farketmek bence en iyisi =) seviyorum bu görüntüyü =) vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederim <3 sevgiler

      Sil
  5. Tüm gün beton yığının içinde oturmakla geçiyor günüm. Bir günüm diğer günün kopyası. Buna çok üzülüyorum. Sen ne güzel bir yerdesin, yeşillikler çok huzur verici. Yazıyı hemen okudum ya ne kadar akıcıydı :) Çok teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de ankarada yaşadığım için tam olarak senin gibi düşünüyor ve hissediyorum ama işte bi yerlerden tutunmak için bu beton yığını, insan dolusu şehirde arada kalmış güzellikleri bulmaya çabalıyorum. güzel yorumun için çok teşekkür ederim, moral oldu =) sevgiler <3

      Sil
  6. Ne güzel fotoğraflar ve duygular, içim açıldı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canım çok teşekkür ederim, iyi geldiyse ne mutlu bana =) <3

      Sil
  7. Ooo çok güzel fotoğraflar :) Bizim buralarda göremedim sanki daha :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. buraya eylül diyince geliyor son bahar, hiç şaşmıyor =) sevgiler canım, çok teşekkür ederim =)

      Sil
  8. Şu an yazını okuyunca kadınların o güzelim bakış açısını fark ettim, nasıl güzel bir yazı olmuş <3 Bu hafta niyetlenip Dil ve Tarih'e gelemesem de haftaya orada, Çağrı'nın yanında olacağım belki görüşme imkanımız olur bitanemm :)) Size de her daim mutlu ve huzurlu bir yaşam diliyorum canımm :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canım benim, yorumunun güzelliği <3 haberim olursa, bana instagramdan haber verirsen ve okulda olursam ne iyi olur çok isterim =) çok teşekkür ederim güzel dileklerin ve yorumun için canım <3

      Sil
  9. Çok huzurlu bir okul... Bencede kendini şanslı hissetmelisin Can'ım:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim, kocaman sevgiler <3

      Sil
  10. Dil Tarih hep bir başkadır ve Dil Tarihli olmak da bir ayrıcalıktır sevgiyle

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet katılıyorum :) bu yazıyı yazarken tarihçesini de okudum bir yandan ve neden böyle dediklerini bir kez daha anladım :) sevgiler <3

      Sil
  11. Çok özenle yazılmış güzel bir yazı ellerine sağlık Evrim. :)) Fotoğrafları çok sevdim. Sizin oralarda hiç değilse Eylül'de Sonbahar geliyormuş. Bizim burada yılın 6 ayı kışla geçiyor. :/ Hayvanların atılmayacak olmasına ayrıca sevindim. <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canım benim çok çok teşekkrü ederim, beğenmene sevindim =) sizin oraların da karı güzeldir ama buraya çok az yağıyor... sevgiler canım benim <3

      Sil
  12. helloooo :) yeni MİM'in benden hayırlı olsun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bebeğim çok teşekkürler davetin için, en kısa zamanda katılacağım =) <3

      Sil
  13. Çok güzel resimler canim sonbahari ben de severim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ne güzel =) çok teşekkür ederim beğenmenize sevindim =)

      Sil
  14. Yazdan kalma sonbaharlar. :) Tadını çıkarmak gerek.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aynen öyle, güzel bir tanım =) <3 sevgiler

      Sil
  15. Bana göre en iyisi 3. fotoğraf olmuş. Yaz geldiği zaman kışı, kış geldiği zaman yazı istiyoruz. Biraz değişik, ben şimdiden yaz meyvelerini özledim. Kışın ayrı bir güzelliği var, yazın ayrı bir güzelliği var. Bence kış daha iyi :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim Semih, beğenmene sevindim :) aslında aynen öyle oluyor ben de şimdiden denize girmeyi, çilek yemeyi özledim :D insanoğlu işte neyi verse diğerini istiyoruz :D :D :D ben de kışı daha yakın buluyorum ruhuma her ne kadar yazı çok sevsem de :) sevgiler

      Sil
  16. Çok çok uzun sonra iade-i ziyarete geliyorum desem çok ayıp olur mu? Eylül benim için hüzünden çok sonbaharın gelişi ve amaçsız bir mutluluğu ifade eder:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ayıp ne demek, rica ederim hiç sorun değil =) herkes için farklı şeyleri ifade eden bir ay, bence biraz da bu yüzden güzel sanırım =) sevgiler

      Sil
  17. Her gün arka bahçeyi izliyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yaaa gerçekten mi =)) ne güzel, ne kadar yakınız o halde! tanışmayı çok isterim bür gün =) sevgiler

      Sil
  18. Ne güzel bir paylaşım olmuş böyle :) bence de dünya hayvanlar olmadan fazla sıkıcı olur :) onlar bir başka güzellik katıyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim =) kesinlikle onlarsız bir hayat düşünemiyorum =)

      Sil
  19. Çok güzel bir yazı olmuş. Sonbahara anlam katmış. Fotoğraflar da çok güzel. Kalemine sağlık. Sevgiler 💙

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim okuduğunuz için <3 beğenmeniz beni çok mutlu etti=) çok sevgiler =))

      Sil
  20. Yazın da, fotoğraflar da çok güzel olmuş, kalemine sağlık canım. Köpişler o saf, yalandan uzak, hasetten uzak bakışlarına hayran kaldım. Bakılmalarına sevindim. İnsanın aksine nankörlükten uzaklar, naiflik, saf yürek, saf sevgi okuyorum gözlerinde hep.

    Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kesinlikle katılıyorum =) hayvanların en sevdiğim yönleri de o zaten =) çok teşekkür ederim vakit ayırdığınız için, güzel yorumlarınız için =) sevgiler <3

      Sil
  21. Evrim fotoğraflar ne kadar güzel içim açıldı bugün bende yolda yürürken yapraklar yollara düşüyordu bayılıyorum bu görüntüye :) O yavruları yerim ben ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. canım benim göre gölerine sağlık =) çok teşekkür ederim güzel yorumların için <3 kocaman sevgiler <3

      Sil

yorumlarınız benim için değerlidir...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...